ziyaretçiler:634
görüşler:0

1 Zilhicce, Hicri 1431

Bismillahirrahmanirrahim
Hamt alemlerin Rabbine mahsustur. Allah'ın salat ve selamı Efendimiz Muhammed Mustafa'ya, onun pâk Ehl-i Beyt'ine  ve seçkin ashabına olsun. 
Vahdet ve izzetin sırrı, tevhid ve maneviyatın simgesi Kâbe, hac mevsiminde Yüce Allah’ın davetini kabul edip dünyanın her yerinden lebbeyk sedasıyla İslam’ın doğduğu yere koşarak gelen şevkli gönüllerin konağı ve ümit kaynağıdır. İslam ümmeti kendi çeşitliliğinin, yaygınlığının ve bu hanif dinin mensuplarının kalplerine hakim olan iman derinliğinin kısa bir tasvirini, dünyanın dört bir köşesinden burada bir araya gelen kendi gözlemcileri vasıtasıyla müşahede edebilir ve bu büyük ve eşsiz sermayeyi doğru bir şekilde tanıyabilir.   
Bu kendini yeniden tanıyış, biz Müslümanların bugünün ve yarının dünyasında layık olduğumuz konumumuzu bilmemize ve bu yolda hareket etmemize yardım etmektedir.  
Günümüz dünyasında İslami uyanış dalgasının yaygınlığı İslam ümmetine ihtişamlı yarını müjdelemektedir. Bu güçlü hareket, otuz yıl önce İslam İnkılabının zafere ulaşması ve İslam Cumhuriyeti Düzeninin kuruluşu sonucu başlamıştır. Büyük İslam ümmeti sürekli ilerleme kaydetmiş ve önündeki engelleri aşarak kaleleri fethetmiştir. Zorba güçlerin İslam’a karşı düşmanca tutumlarının karmaşık bir hale gelmesi ve bu doğrultudaki yüklü harcamaları da bu ilerlemeler yüzündendir.  Düşmanın, İslamifobia yönündeki geniş çaplı propagandası, Müslüman fırkalar arasında ihtilaf çıkarmak, mezhebi taassupları körüklemek, Ehl-i sünnetten Şia’ya ve Şia’dan da Ehl-i sünnete karşı  hayali düşmanlar icat etmek, Müslüman ülkeler arasında tefrika çıkarmak, ihtilafları şiddetlendirerek bunu düşmanlığa çevirip çözümsüz sorunlar haline getirmek, istihbarat teşkilatlarını gençler arasında fesadı yaymak için kullanmak,  işte bütün bunlar İslam ümmetinin uyanış, izzet ve özgürlük yolundaki sağlam hareketi ve sebatlı adımlarına karşı alelacele yapılan tutarsız tepkilerdir. 
Bugün artık Siyonist rejim otuz yıl öncesinin aksine yenilmez bir güç olmaktan çıkmış; yine yirmi yıl öncesinin aksine ABD ve Batı, Ortadoğu konusunda mutlak karar alıcı aktörler değildirler ve on yıl öncenin tersine nükleer ve diğer gelişmiş teknolojiler bölgenin Müslüman milletleri için artık erişilmez bir arzu olmaktan çıkmıştır. Bugün Filistin halkı direnişin kahramanıdır. Lübnan halkı tek başına Siyonist Rejimin hayali heybetini yıkarak 33 üç günlük savaşın fatihi olmuştur. İran milleti doruk noktalara harekette öncü ve bayraktardır. 
Bugün Müslüman Bölgeye sulta kurmak isteyen ve Siyonist Rejim'in asıl destekçisi olan Zorba ABD Afganistan'da kendisinin oluşturduğu bir bataklığa saplanmış, Irak'ta halka karşı işlediği cinayetlerden ötürü inzivaya yüz tutmuş ve musibete uğramış Pakistan'da her zamankinden daha çok menfur olmuştur.  
İki asır boyunca Müslüman milletlere ve devletlere zalimce tahakküm ederek, kaynaklarını yağmalayan İslam karşıtı güçler, artık kendi nüfuzlarının yok olduğuna ve Müslüman milletlerin kendilerine karşı kahramanca direnişine şahittirler.
Buna karşılık İslami uyanış hareketi gün geçtikçe daha da ilerlemekte ve kökleşmektedir. Bu ümit verici gelişmeler biz Müslüman milletleri her zamankinden daha güvenli bir şekilde ideal geleceğe doğru harekete geçirmeli; öte yandan kendine has dersleri ve ibretleri ile her zamankinden daha bilinçli olmamızı sağlamalıdır. Bu genel hitap şüphesiz din alimlerini, siyasi liderleri, aydınları ve gençleri her kesten daha çok bağlar ve onların sürekli çaba göstermelerini ve öncü olmalarını gerektirir. 
Kur'an-ı Kerim açık bir mesajla bize şöyle hitap etmektedir: 
"Siz, insanlar için (ortaya) çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten alıkoyar ve Allah'a iman edersiniz." (Al-i İmran: 110)
İslam ümmeti, bu izzetli mesaj uyarınca insanlık için ortaya çıkarılmış bir ümmettir ve bu ümmetin var oluş hedefi de insanlığın kurtuluşudur. 
Onun en büyük görevi ise iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ve Allah'a karşı sarsılmaz sağlam bir imana sahip olmaktır. Hiçbir iyilik milletlerin, zorba şeytani güçlerin pençesinden kurtarılmasından daha iyi ve hiçbir kötülük zorba güçlere bağlılık ve onlara hizmet etmek kadar kötü ve iğrenç değildir. Bugün Filistin halkına ve Gazze'de abluka altına alınan halka yardım etmek; Afganistan, Pakistan, Irak ve Keşmir milletleriyle dayanışmamızı bildirmek, Amerika ve Siyonist Rejim'in saldırısına karşı direniş göstermek ve mücadele etmek, Müslümanların birliğini korumak, bu birliğe gölge düşüren kirli ellere ve satılmış dillere karşı koymak, tüm İslam topraklarındaki Müslüman gençlik arasında İslami uyanış, duyarlılık ve  sorumluluk duygusunu yaymak ümmetin seçkinlerine düşen büyük bir görevdir. 
Haccın muhteşem manzarası bu görevleri yerine getirmek için gerekli olan uygun ortamı bizlere sunmakta; bizi daha fazla çaba sarf etmeye ve daha fazla gayret göstermeğe çağırmaktadır.
Vesselamu Aleykum
Seyid Ali Hüseyni Hamaney
 1 Zilhiccetu'l-Haram 1431